gün geçtikçe düşe daha çok yaklaşan.çakıl taşı delisi.gittiği kumlardan hala toplar.kimini cebine koyar.kimini denize atar.nesquiğe.karanfilli çaya.sütsüz kahveye ve siyah buklelerine aşık.sıkılınca kedilerle konuşan.kimi zaman yerin dibinde.kimi zaman gökkubbede...
şimdi biriktirdiği tüm sözleri kaleminden akıtmakta...
mor kedi.mor bir peri...
"Olsa olsa en sıkıcısı gülün hayatidir. Öyle dur, sessiz ve dik, bir klise olarak elden ele azal, hiç istifii bozmadan ifade et, durmadan poz vererek ifade et. Hiç konusmadan, hiç konusmadigi için asik olunan kadinlar gibi yalan. Cümlesi bittiginde unutulan zavalli bir aktristtir gül, kisa gösterisi bittiginde sahneden apar topar çikiveren. Ölüsü bir hatira olarak lüzumundan fazla saklanan ekseriyetle."
"Süpermarketlerde satılan ürünler gibi, değişik marka ve renklerden oluşsa da, özünde aynı, ucuza mal olmuş, el sürmeden, ince eleyip sık dokumadan üretilmiş insanlardan bıkmıştım. Dünyadan akıllıca yararlanma isteğiyle dolu, açık vermekten, kendini kaptırmakta ruhunu çıplak bir halde sergilemekten, zayıflıktan ve bağımlılıktan ölesiye korkan bir sürüden var gücümle nefret ediyordum."a.e.
burası düşe ve denize çıkan bir sokak gibi... biraz poe gibi... düşler ve iç sesler tek gerçeklik gibi... sıcak bir kahveyle okunacak gibi... belki bir kadeh la'l ile...
"Hep sıkıldım sevelim-sevilelim teranesinden. Sanki o kadar kolaymış gibi, o kadar pürüzsüz, o kadar şipşak oluveren bir şeymiş gibi sevmek. Öyle değil işte. Birini içine almak, ona orada yer açmak, gövdeyi, hayatı düpedüz yeniden düzenleyen, kesip biçen bir şey. Hadi bunu becerdin diyelim. Ya o gidince? Onun için onca zahmetle açtığın yerdeki boşluğa kim ne yapacak? Sevelim-sevilelim deyiverenler sanki bunları yaşamayan kişiler gibi. e.t.
5 yorum:
sevdim.
(^^)
pek sevdim
pek sevdim!
teşekkür ederimmm:)
Yorum Gönder