13 Kasım 2009 Cuma

deli kızın türküsü

 bugün bir mail geldi şöyle ki

"02.00 Araba kullananlar dikkat: Görme zayıflıyor, tepkiler yavaşlıyor, kazalar bu saatte çok oluyor.
03.00 Bedenin de ruhun da en karanlık safhası. Melatonin hormonunun salgılanması tembel ve kararsız yapıyor. İntihar edenlerin sayısı fazlalaşıyor."


an itibariyle tam olarak bu zaman dilimindeyim...
görmem zayıf algılarım zayıf belki bundan gözümde bu kadar büyütmem...kazaya sebep olmadan terketmem gerek bu anı...

ve sen


toprağın altındaki çukura her gün biraz daha toprak atıyosun
hele ki güneşi nereye sakladığını görmek mümkün değil...
belki bitirmişsin bana gelen tüm ışıkları
iyice kapat üstümü..
nasılsa
bedenin ve ruhun en karanlık safhası
sabaha biter nasılsa...
ben unutuyorum tüm bunların yalan ya da oyun olduğunu...
sabaha anımsarım
farzet ki bu deli kızın türküsü
aldırma...
nasılsa hiç yaşamadık
zamanı harcamadık
hiçbir yağmur olamaz şimdi senin habercin
yaşamınının
bir gün başını kaldırıp bakarsan göğe buluta
ve geceyse...
ama nasılsa vaktin olmaz buna
yapılacak işlerinden....
demiştim oysa ben sana bütünlüğe kalmış bir yalnızlık bizimkisi...
belki bunu ilk unutan ben oldum
affola
defalarca yıkayınca yüzümü çıkarsın gözlerimden elbet
çıkar mısın
ben bu şehirden gidemiyorum belki  ama
gidiyorum senden
garip
sana ait tüm çakıl taşlarımı denize bırakıyorum şimdi
kıyıdan...
hangi yağmur geri getirebilir ki seni şimdi...
rüzgar vurdukça yüzüme sen sanıyorum yanımdaki gölgeyi...
neyse dedim ya farzet ki bu deli kızın türküsü...

(şiir değil düzyazı değil kopuk kopuk cümleler içim gibi düşüncelerim gibi)

2 yorum:

beenmaya dedi ki...

kopuk kopuk dediğin cümleler tamamlıyor içindekileri, içimizdekileri farkında mısın...

morkedi dedi ki...

gözü görmüyor bazen insanın tam içindeyken bir şeyin.
uzaklaşıp ordan bakmak gerekiyor yazılanlara yaşananlara...

haklısın sanırım...söleyince sen uzaklaşıp farketttim...